Yazılar

TIRNAK BATMASI TEDAVİSİ NASIL YAPILIR? BATIK TIRNAK TEDAVİSİ HANGİ DURUMLARDA GEREKLİDİR?

Tırnak batması, sert tırnağın tırnak çevresindeki yumuşak dokuyu tahrip etmesi sonucu oluşan, çoğu zaman tırnağın yan kısımlardan kıvrılmasıyla birlikte görülen tırnak deformasyonudur. Halk arasında batık tırnak / tırnak batması olarak bilinen bu sorunun tıp dilindeki adı unguis incarnatus olup insanlık tarihi kadar eski bir hastalık olması nedeniyle kadim tıp kaynaklarında dahi yer almaktadır.

Tırnak Batmasının Nedenleri

Yanlış Tırnak Kesimi : Batık tırnak sorunlarının oluşumunda tırnakların kesilme şekli önemli yer tutar. Tırnakların uç kısımdan düz bir şekilde ve yan kısımlardan içeri doğru girilmeden, ovallik vermeden kesilmesi gerekmektedir. Aksi halde tırnak uzama sürecinde yan kısımlardan ete gömülerek uzayabilir ve tırnak batması meydana gelebilir.

Tırnak Batması

Batık Tırnakta oluşabilecek görüntü

Dar Ayakkabı Kullanımı: Ayaklarımız gün boyu ayakkabı içerisinde olduğundan ayak sağlığımızı korumak için doğru ayakkabı seçimi yapmak çok önemlidir. Seçeceğimiz ayakkabı tam ayak numaramıza uygun olmalı, küçük veya büyük numaralı ayakkabı kullanımından kaçınılmalıdır. Ayrıca sivri ve dar burunlu ayakkabılar, numarası ayağınıza uygun olsa bile parmaklar ve tırnakları sıkıştırarak tırnak batmasını tetikleyebilir, mevcut batma durumu varsa ilerlemesine neden olabilmektedir.

Doğru Ayakkabı Seçimi

Dar Ayakkabı Kullanımı Sonuçları

Tırnak Mantarı ve Diğer Tırnak Deformasyonları: Tırnaklarda mantar enfeksiyonu veya travmaya bağlı deformasyonlar, tırnağın şeklinde de değişimlere yol açabilmektedir. Tırnak kalınlaştığında ve şekli bozulduğunda uzama yönü de değişerek batık tırnağa dönüşebilir. Bu tür bir durumda Podolojik müdahalelerle eş zamanlı olarak hem tırnak mantarı hem de batık tedavisi yapılabilir.

Genetik Faktörler:  Ailenizde ve özellikle birinci derece akrabalarınızda tırnak batması sorunu varsa, siz de potansiyel taşıyorsunuz demektir. Genetik de olsa tırnak batması Podolojik müdahalelerle tedavi edilebilir.

Batık tırnak sorunu yaşıyorsanız, ücretsiz muayene randevusu için Podicinic Ataköy Ayak Sağlığı Merkezi’nden randevu alabilirsiniz.  https://podiclinic.com/podiclinic-iletisim/

Türkiye ve Dünya’da ayak sağlığı nın önemi… Podoloji’nin tarihsel gelişimi ve Türkiye’de Podoloji

Podoloji (Ayak sağlığı) , günümüzde hızla önem kazanan ve toplumda bilinç arttıkça gelişen bir sağlık branşı olarak yerini almış durumda. Peki ne zamandan beri ayak sağlığımızla uğraşıyoruz? Gelin Podoloji’nin tarihsel gelişimine bir göz atalım…

M.Ö. 2400’de eller ve ayaklar üzerinde çalışmaların, Ankmahor mezarı girişinde alçak kabartma oymalar ile kanıtlandığı ortaya çıktı. Böylelikle  profesyonel ayak bakımının Antik Mısır’da varlığı da kanıtlanmış oldu.

Ayak Sağlığı

Podoloji ( Ayak Sağlığı )

Dünya Tarihinde Ayak Sağlığının Önemi

Fiziksel sebeplerden oluşan sert deri tabakasının azaltılması ( nasır ) ise tıp kaynaklarında ilk olarak Hipokrat tarafından tanımlanmıştır. Hipokrat, bu amaç için cilt ve deri kazıyıcı özel aletler icat etmiştir. Romalı bir bilim adamı ve filozof olan Aulus Cornelius Celsus, muhtemelen nasıra kendi adını veren kişi olmuştur. Daha sonra Aegina Paul (MS 615-690) tarafından tanımlanan, çivi başı büyüklüğünde beyaz yuvarlak ve sert deri parçasının ayak ve ayak tabanı gibi bölgeden, bir neşter yardımı ile sürekli olarak soyma veya ponza ile yukarı aşağı ovularak kaldırılması tasvir edilmiştir.

Günümüzde Podoloji / Podiatri ayrı bir tıp birimi olarak kabul edilmesine rağmen, 20. Yüzyılın sonlarına kadar kiropodist (chiropodist) olarak bilinmekteydi. Chiropodistler  ayak, ayak bileği ve bacak ile ilgili sorunları tedavi eden tıp insanları olarak lisanslandırıldı. Lewis Durlacher, bu meseleğe isim arayan ilk kişilerden biriydi. Kral George IV, King William IV ve Kraliçe Victoria 1854 yılında Cerrah-ayak hastalıkları uzmanı atanmasını düzenledi. Bu sistem ve uygulamanın toplum tarafından kabul görmesi ise maalesef aynı yüzyılda olmadı.

Napolyon’un da Fransa’da kişisel bir ayak hastalıkları uzmanı istihdam ettiği Kral kayıtları vardır. Amerika Birleşik Devletleri’nde ise Başkan Abraham Lincoln ayaklarıyla büyük sorunlar yaşadıktan sonra ,Isachar Zacharie adlı bir ayak hastalıkları uzmanına kendini emanet etti.

Günümüzde podolog / podiatrist olarak bilinen kiropodistler tarafından kurulan ilk topluluk, 1895’de New York’ta kurulan ve hala faliyet gösteren NYSPMA’dır. Grubun ilk okulu 1911 yılında açıldı. Bir yıl sonra da İngiliz Londra Ayak Hastanesi topluluğa eklendi. Bir okul da 1919 yılında eklendi. Avustralya’da ise profesyonel dernekler 1924 yılından itibaren ortaya çıktı. Konu ile ilgili ilk dergi 1907 yılında Amerika’da çıktı. Bunu 1912 yılında İngiltere’de başka bir dergi izledi. 1939 yılında, Avustralya’da bir eğitim merkezi ve yanı sıra profesyonel bir dergi tanıtıldı. Kiropodistlerin sayısı İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra önemli ölçüde artmıştır.

Fodoloji

Ülkemizde Podoloji’nin ( Ayak Sağlığı ) Tarihçesi

Ülkemizde Podoloji kısa bir süre öncesine kadar bilinen ve tanınan bir sağlık branşı değildi. İnsanlar ayak sağlığı ile ilgili bir sorun yaşadıklarında ya tıbbi yardım almak için hekimlere başvuruyorlar veya geçici bakım çözümleri için pedikürcülerden yardım almak zorunda kalıyorlardı. Hekimlerin tırnak batması için uyguladıkları tırnağı tamamen veya kısmen çekme işlemleri (lateral revizyon) yaptırmak istemeyen insanlar Pedikürcülerde batık tırnaklarını kestirmek suretiyle hem geçici olarak acılarını dindirmeye çalışıyor hem de steril şartlarda yapılmayan kanamalı işlemler sonucu enfeksiyon riski ile karşı karşıya kalıyorlardı. Aynı şekilde tırnak mantarı sorunlarında da karaciğer sağlığından endişe duyan hastalar hekimlerin önerdikleri antifungal (mantar karşıtı) tabletleri kullanmak istemedikleri için veya tırnak cilası türünden ürünleri kullanmadan önce tırnakları yeterinde temizleyip inceltemedikleri için tedavileri sonuçsuz kalabiliyordu.

Türkiye’de Ayak Sağlığı ‘nın ilk adımları

Türkiye’de medikal ayak bakımı; 1990 yılı sonrası, medikal pedikür olarak sadece makine ile tırnağın inceltilmesi ve batık tırnaklara tel takılarak kaldırılması gibi uygulamalarla başlamıştır. Bu işi yapan kişiler dünyanın çeşitli ülkelerinde 1800’lü yıllardan itibaren kiropodist olarak çalışanların ekolünden gelmekteydi.

Türkiye’de Üniversitelerde Podoloji Bölümü Kurulması

Ülkemizde ilk Podoloji eğitimi Kocaeli Üniversitesi tarafından 2012-2013 eğitim-öğretim döneminde başlatılmıştır ve 2 senelik eğitimin sonunda Türkiye’nin ilk podologları mezun olmuştur (2014).

2012 yılına kadar Türkiye’de bu konuda hizmet veren herhangi bir kamu kurumu bulunmamış, bu eksikliği yurt dışında eğitimini tamamlamış bireyler özel hizmet olarak tamamlamışlardır. Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi, Erişkin Endokrinololoji ve Metabolizma Bilim Dalına bağlı Podoloji Polikliniği bu uygulamaların yürütüldüğü ilk kamu hastanesidir. Bu gelişmeyle Podoloji sağlık sistemi içindeki ilk yerini almış ve kamu istihdamı adına ilk adım olmuştur.

Daha sonra ülkemizde devlet ve vakıf üniversitelerinde Podoloji bölümleri kurularak eğitim vermeye başladılar.

Türkiye’de Podoloji bölümü olan üniversiteler:

  • Kocaeli Üniversitesi
  • Harran Üniversitesi
  • Biruni Üniversitesi
  • Acıbadem Üniversitesi
  • Bülent Ecevit Üniversitesi